ataşehir masöz şişli masöz totobo kasa not pdf Türkçe Slow Pop Dinle

Erol ESENTÜRK: Dokunduğumuz herkese ve her yere “değer katan” marka olma misyonumuzu sürdüreceğiz

Sigorta Haber olarak Monopoli Sigorta kurucu ortağı Erol ESENTÜRK ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik...Monopoli Sigorta açısından 2021 yılı mali açıdan nasıl geçiyor? Sigorta sektörünün ilk yarısına dair değerlendirmeleriniz nedir? 2020 yılından itibaren malum salg?.

Erol ESENTÜRK: Dokunduğumuz herkese ve her yere “değer katan” marka olma misyonumuzu sürdüreceğiz

Sigorta Haber olarak Monopoli Sigorta kurucu ortağı Erol ESENTÜRK ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik...

Monopoli Sigorta açısından 2021 yılı mali açıdan nasıl geçiyor? Sigorta sektörünün ilk yarısına dair değerlendirmeleriniz nedir? 


2020 yılından itibaren malum salgın riskinden ötürü özellikle tamamlayıcı sağlık ürünlerine olan ilgi hayli artmış durumda. Bu poliçelerin yanı sıra ülkemizde yaşanan üst üste depremler zorunlu deprem sigortasına olan ilgiyi de tetiklesede zorunlu olmasına rağmen sigortalılık oranının Ekim 2020 itibarıyla ancak yüzde 56’ya geldiğinden bahsedebiliriz. İzmir depreminden sonra sigorta yaptırma oranının iki kattan fazla arttığını ve deprem öncesine göre de günlük % 5’ten daha fazla devam ettiği söylenebilir. Mali açıdan geçen yılı artıda kapatan yılın ilk yarısında da sektörümüzün performansı maddi açıdan olumlu seyrediyor. Ancak yeni iş yapış modelleri, iş hayatında online platformların yaygınlaşması ve küreselleşmenin yarattığı iklim krizi, nüfus artışından kaynaklanabilecek potansiyel risklere karşı sigorta sektörünün kalıcı çözümler üretmesi elzem hale geldi. Gerçekçi olmak gerekirse gelişen krizler karşısında palyatif çözümlerle bu dönemi geçiren Türk sigorta sektörünün yaşanacak riskler karşısında  kalıcı çözümlere ihtiyacı var. 2020 yılında sigorta sektörüne olan güven tazelendi ancak; sektör açısından büyümenin sürdürülebilir olması için daha fazla proje üretmeye ihtiyaç var. Esnek maliyet tabanı ile karlılığı destekleyen sistemlerin geliştirilmesi ile sektörün ekonomideki katma değeri arttıracağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte salgın riskinden, doğal afetlere, iklim değişikliğinden, araç otomasyonuna, karanlık fabrikalardan uzaktan çalışmaya değin birçok alanda sigortacılığı doğrudan etkileyen değişimler yaşanacak . Bu gelişmelerden hareketle sektörün, insiyatif alarak yeni risklere karşı hazırlık yapması gerekiyor. Monopoli Sigorta olarak 20 yıllık köklü tecrübemizi göz önüne alarak yeni durumlara karşı projeler geliştiriyor, altyapımızı modernleştiriyor ve ürünlerimizi yeni döneme adapte ediyoruz.


Pandeminin, sigortacılık sektörüne etkileri nelerdir?


Pandemi konusu itibari ile sigortacılığın bir numaralı gündemi… Doğal olarak;  kredi bağlantısı olmayan hayat sigortalarında hem ihtiyacı hem de farkındalığı arttırmış durumda. Bununla birlikte bu alanda hala katedilmesi gereken çok yol var. 2011’den bu yana büyüme grafiğini devamlı yukarı taşıyan hayat sigortası branşı, 2020 Kasım itibarıyla %34 karlılık elde etti. Tahminler de 2021’de de bu trendin süreceği ve yıllık 15 milyar TL’nin üzerinde üretim gerçekleşeceği yönünde. Kasım 2020 sonundan itibaren özel sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası olmak üzere toplam sigortalı sayısının 3,85 milyon kişiyi bulduğu söyleniyor. Bu rakamın yıl sonunda 5 milyona yaklaşması bekleniyor. Öte yandan yine sağlık sigortası ve tamamlayıcı sağlık sigortası alanında dijitalleşmenin hızlandığı gerçeği ile baş başayız. Sağlık alanında sigorta şirketine anında erişimin deyim yerindeyse ‘hayati önem’ arzettiği düşünüldüğünde dijitalleşme trendinin yükselmesinin makul olduğu görüşündeyiz. Tüm bunlara ek olarak sigorta şirketlerinin alt yapılarını dijitalleştirmesi ve bu sayede  uzaktan çalışma düzeninin nüfuzunun artması söz konusu. Başlarda geçici gibi görünen bu durumun artık sektör açısından benimsenen bir model olduğu aşikar.


Zorunlu trafik sigortasında yapılan mevzuat değişikliği araç sigortacılığına ne getirecek?


Zorunlu trafik sigortası hakkında yapılan değişikliği olumlu karşılıyoruz. Kaza durumunda hak sahiplerinin yaşadığı mağduriyete daha hızlı adil ve etkili çözüm sunmaya yönelik düzenlemeyi sektöre yansımalarının pozitif olacağı kanaatindeyiz. Bu düzenleme ile birlikte hem müşteri hem de sigorta şirketleri açısından daha hızlı, net ve adil bir tazminat ödeme süreci gerçekleşecek. Bu sayede hem müşterilerin hem de sigorta şirketlerinin mali belirsizlikten kurtulacağını, sigorta şirketleri için daha sağlam mali yapılara imkan vereceğini ve bunun da müşterilere daha iyi hizmet olarak geri döneceğini belirtebiliriz.

Bu tür düzenlemelerin sektörel olarak desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu değişim sayesinde sektörümüz daha hızlı, öngörülebilir ve şeffaf iş yapabilme imkanı buluyor. Sosyal devlet yapısı gereği sigorta düzenlemelerinde hızlı refleks gösteren ülkemiz bu yönüyle vatandaşını ve sigorta şirketlerini korumaya devam ediyor. Sigortacılıkta insan odaklı yaklaşımın en iyi örneklerinden biri olan ülkemiz, sağlam finansal alt yapısıyla ekonomik olarak güven vermeye devam ediyor. Gelişmişlik kriterinin en önemli göstergelerinden biri olan sosyal devlet politikaları Türk sigortacılık sektörünün uluslararası arenadaki imajına önemli katkılar sağlıyor.


Dünya iklim değişikliği nedeniyle kuraklık riski ile karşı karşıya… Bu alanda sektörün atması gereken adımlar ne olmalıdır?


Yaşamın sürdürülebilirliği açısından iklim değişikliği sigorta sektörünün pandemiden sonra ikinci sırada yer alıyor. 2020’den başlayarak giderek daha fazla iklim değişikliğinin etkilerini hissetmekteyiz. Devlet destekli tarım sigortaları geçtiğimiz iki sene boyunca artan kuraklık kaynaklı zararları karşılamaya başladı bile. Ancak üreticiye yapılan ödemelerin sorumluluğunun sadece devletin üzerinde olmasını ekonomimiz açısından riskli buluyoruz. Bu nedenle özel sektörün de poliçe geliştirme konusunda elini taşın altına koyması gerektiğini düşünmekteyiz. Ancak gururla söylemeliyiz ki herhangi bir yasal düzenleme olmadan bu alanda da  Türk sigorta sektörü harekete geçmiş durumda. İklim krizi ve kuraklık üzerine farkındalık henüz başlangıç seviyesinde olmasına karşın Monopoli Sigorta’nın da bulunduğu sektör bu alanda hummalı bir çalışma yürütüyor. Monopoli Sigorta olarak; edindiğimiz değer yaratma misyonuna paralel biçimde karbon ayak izinin azaltılması başta olmak üzere bir çok aşamada farkındalık yaratacak projeler üzerine çalışıyoruz.


Monopoli Sigorta olarak ‘Değer Katanlar’ adında yeni bir projeye imza atacağınızın duyumunu aldık. Detaylardan bahseder misiniz? 


Monopoli Sigorta olarak 20 yıldır sigorta sektöründe dünyanın, şirketlerin ve insanlığın sürdürülebilirliği için sigortaya yatırımın vazgeçilmezliğini vurgulayarak hizmet vermekteyiz. Sigorta yaptırmanın insani bir hak olduğunu, riskleri önden görüp doğru yönetmenin ve buna uygun sigorta satın almanın aslında geleceğe yatırım yapmak olduğunu hep belirttik. Bundan böyle de geleceğin olası risklerini bugünden yönetmenin aslında hepimizin çok konuştuğu ve çok önemsediği “sürdürülebilirlik” meselesinin bir boyutu olduğunun sıkça altını çizmek, bu konuda toplumsal bir farkındalık yaratmak istiyoruz. Bizim bugüne kadar her zaman öncelikli amacımız müşterilerimizin risklerini doğru analiz edip onlar için en uygun poliçeleri hazırlayıp hayatlarını kolaylaştırmaktı. Şimdi bugün, yeni dünya düzeninde, artık sadece hayatları kolaylaştırmak değil aslında “sürdürülebilirlik” adına sigorta yaptırmanın ivedi öneminden de tüm paydaşlarımıza bahsetmek istiyoruz. Müşterimize, çalışanımıza, iş ortağımıza, sektöre. Bu bağlamda tüm sektör paydaşları ile hepimizin tüm tecrübelerimizi birbirimizle paylaşabileceğimiz bir seri iletişim projesi için de kolları sıvadık. 2020 yılında 20. yaşımızı geride bırakırken 2021 yılı ile birlikte yeni bir 20 yaşa doğru yolculuğumuza başladık. Bundan önce de olduğu gibi 2021 ve önümüzdeki yıllarda da insan odaklı tavrımızı sürdürecek, müşterimizi öncelemeye devam edecek ve kendi ekosistemimiz içinde hayatına dokunduğumuz herkese ve her yere “değer katan” marka olma misyonumuzu sürdüreceğiz.

Kaynak: Sigortahaber.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER