banner61

Altyapı ve enerji yatırımlarından sigortaya 200 milyon dolarlık katkı

banner62

Türkiye’nin son 10 yıllık yatırım projelerini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Son 10 yılda gerçekleştirilen ve 2023 hedefleri çerçevesinde planlanan toplam 400 milyar dolarlık yatırım havuzu bulunuyor...

Altyapı ve enerji yatırımlarından sigortaya 200 milyon dolarlık katkı
banner63

Türkiye’nin son 10 yıllık yatırım projelerini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Son 10 yılda gerçekleştirilen ve 2023 hedefleri çerçevesinde planlanan toplam 400 milyar dolarlık yatırım havuzu bulunuyor...

Türkiye’nin son 10 yıllık yatırım projelerini değerlendiren IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, “Son 10 yılda gerçekleştirilen ve 2023 hedefleri çerçevesinde planlanan toplam 400 milyar dolarlık yatırım havuzu bulunuyor. Ulaşım, sağlık, telekom, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji yatırımlarının başı çektiği projeler, sigorta sektöründe 200 milyon dolarlık bir potansiyel barındırıyor” dedi.

Türkiye’de son 10 yılda gerçekleştirilen ve 2023 hedefleri çerçevesinde planlanan toplamda 400 milyar dolarlık bir yatırım havuzundan bahsediliyor. Bu yatırımlar arasında; ulaşım, sağlık, telekom, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji proje ve yatırımları başı çekiyor. Gebze-İzmir Otoyolu, Çanakkale Köprüsü, İstanbul Havalimanı, Üçüncü Köprü, Avrasya Tüneli ve Ankara-İstanbul Hızlı Tren hattı ile şehir hastaneleri enerji alanında Akkuyu, Sinop Nükleer Santralleri ve güneş enerjisi santralleri Türkiye’nin önemli kalemleri arasında yer alıyor. Bu yatırımlarla birlikte ülkemizin sermaye ve finansal gelişimine paralel olarak sigorta şirketlerinin paylarında da artış gözleniyor.

Enerji projelerinin yüzde 50’den fazlası ‘yenilenebilir’

IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO’su Murat Çiftçi, son dönemde enerji alanında yapılan düzenlemelere dikkat çekerek, “Rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji yatırımları ile Türkiye enerji santrallerinin toplam kurulu gücü, 2019 sonunda 91.267 MW’a ulaştı. Sadece Türkiye’de değil, dünyada da yenilenebilir enerji yatırımlarının hızla arttığını izliyoruz. Son yıllarda bankalara ek olarak küresel ölçekte lider sigorta şirketlerinin de kömür santrallerini sigortalamama kararı aldığına ve bazı termik santrallerin faaliyetlerini durdurduğuna şahit olduk. Ayrıca, 195 ülkenin onayıyla kabul edilen Paris İklim Anlaşması ile de, önümüzdeki yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşviki ve bu doğrultuda finansal yatırımların artacağını söyleyebiliriz. Bu anlaşma ile tüm yatırımcılara ve paydaşlara küresel ölçekte yenilenebilir enerjiye yönelişin kaçınılmaz olduğuna ve enerji kapsamında “temiz enerji” trendinin doğduğuna dair mesaj verilmektedir. Türkiye’de de elektrik üretimi alanında özel sektör yatırımlarının yüzde 50’den fazlası yenilenebilir enerjiye yapılıyor. Ek olarak rüzgar ve güneş YEKA (yenilenebilir enerji ve kaynak alanları) ihaleleri ile offshore rüzgar ihalesi de göz önüne alındığında yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam etmesi bekleniyor.

Yenilenebilir enerji ve nükleer enerji yatırımlarının başı çektiği, ulaşım, sağlık, telekom alanlarında yapılan mega projeler, sigorta prim hacmini net bir biçimde hesaplamak mümkün olmasa da sigorta sektöründe 200 milyon dolarlık bir potansiyeli barındırıyor. IBS olarak bu projelerin çoğunda yer alıp Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz”dedi.

Uluslararası reasürans firmaları Türkiye’yi izliyor

Türkiye’nin büyük altyapı ve enerji yatırımlarından elde edilen sigorta primlerinin bir kısmı ülkemizde kalırken, bir kısmının ise reasürans vasıtasıyla yurtdışı pazarlara transfer edildiğini belirten Murat Çiftçi, şöyle devam etti: “Büyük projelerin sigortalanmasında reasüransın vazgeçilmez bir unsur olduğunu görmekteyiz. Riskin sağlıklı bir biçimde sigorta pazarlarına transfer edilmesi ve dağıtılması noktasında reasürans piyasaları önem arz etmektedir. Dünyanın önde gelen reasürans firmaları her zaman ülkemizdeki bu yatırımların risklerine iştirak etmekte ve yakinen takip etmektedir. Ülkemizin sermaye ve finansal gelişimine paralel olarak da Türk sigorta şirketlerinin paylarını arttırdığı da gözlenmektedir. Burada Türk Re ve Milli Re’nin de yadsınamaz bir milli görev üstlendiği de memnuniyetle söyleyebiliriz. Türk Re gibi yeni oluşumlar sayesinde daha fazla sigorta priminin ülkemizde kalacağı net bir biçimde gözlenmektedir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner78

banner50

banner52

banner46

banner77

banner47

banner49

banner51

banner45