totobo kasa bahis sitesi kirala protez saç
banner61

Kırmızı yüzün sebebi cilt hastalığı olabilir

banner62

Halk arasında kırmızı yanaklar çoğu zaman bir sağlık göstergesi olarak bilinse de, aslında kırmızı yüz bir cilt hastalığının belirtisi olabilir.

Kırmızı yüzün sebebi cilt hastalığı olabilir
banner63

Halk arasında kırmızı yanaklar çoğu zaman bir sağlık göstergesi olarak bilinse de, aslında kırmızı yüz bir cilt hastalığının belirtisi olabilir.

Liv Hospital Ankara Dermatoloji Uzmanı Dr. Aylin Gözübüyükoğulları, kırmızı yüze neden olan sebepleri ve tedavi süreçlerini anlattı. Kırımızı yüzün Roza hastalığı belirtisi olabileceğine dikkat çeken Gözübüyükoğulları,"Bazı insanlar yapısal olarak kırmızı yüz görünümüne sahiptir. Derinin kan damarlarında genişleme ve kan akımı artışı kızarıklığa neden olur ve bu durum açık tenli bireylerde daha belirgindir. Duygusal stres, egzersiz, güneş maruziyeti ve sıcak hava yüzde geçici kızarmaya yol açabilir. Acılı baharatlı gıdalar ve alkolizm kırmızı yüzü tetikleyebilir. Gebelik ve menopozda da hormonal değişikliklere bağlı kızarıklık oluşabilir. Bunların yanında birçok deri hastalığı ve sistemik hastalık da kırmızı yüz görünümüne neden olabilir ve bu durum daha kalıcı olma eğilimindedir" dedi.

"Sıklıkla 30 ile 60 yaş arasındaki açık tenli renkli gözlü erişkin kişilerde görülür"

Birincil olarak deriyi ilgilendiren kırmızı yüz nedenleri arasında birçok cilt hastalığı yer aldığını kaydeden Gözübüyükoğulları, " Böcek ısırıklıkları, sivilce, çeşitli infeksiyonlar, bazı egzama türleri kırmızı yüze neden olan cilt hastalıklarından bazılarıdır. Bunlar içinde sık karşılaşılanlardan biri de gül hastalığı ya da gülleme olarak bilinen Roza hastalığıdır.Roza hastalığı burun, çene, alın ve yanaklar gibi özellikle yüzün orta kısmını tutan bir hastalıktır. Kızarma yanma atakları ile başlayıp daha sonra kalıcı kızarıklık, kılcal damarlarda artış, sivilcelenme ve yüzde şişlik gibi değişikliklere neden olabilir. Alevlenme ve gerilemelerle seyreden kronik bir hastalıktır. Görülme sıklığı yüzde 1-10 arasındadır. Sıklıkla 30 ile 60 yaş arasındaki açık tenli renkli gözlü erişkin kişilerde görülür. Hastaların yüzde 30 ile 40’ında aile öyküsü vardır" İfadelerini kullandı.

"Teşhiste bazen biyopsiye gerek duyulabiliyor"

Roza hastalığının nedeninin hala tam olarak bilinmediğini ifade eden Gözübüyükoğulları, hastalığın genetik ve bazı çevresel faktörlerin etkisinde olduğunun düşünüldüğünü belirterek," Sıcak soğuk içecekler, acı ekşi baharatlı gıdalar, güneş ışığı, sıcak ve soğuk hava, bazı kozmetikler ve ilaçlar hastalığı kötüleştirebilir. Gebelik ve adet dönemlerinde hormonal dalgalanmalardan dolayı alevlenebilir. Kişinin duygu durumundaki değişiklik ve psikolojik stres aralıklı gözlenen yanma ve kızarıklık ataklarını tetikleyebilir. Yüzde bulunan demodeks adı verilen akardaki artış ve midedeki bir bakteri hastalığın şiddetlenmesine neden olan faktörler arasındadır. Roza hastalığının önemli bir diğer yönü de hastaların yaklaşık üçte birinde göz tutulumu olmasıdır. Gözde sulanma, yanma, ağrı, infeksiyon, ışık hassasiyeti gibi bulgular olabilir.Roza hastalığının tanısı klinik bulgular eşliğinde konulur. Fakat bazen biyopsiye gerek duyulabilir. Hastalığa özgü bir laboratuvar testi bulunmamaktadır" diye konuştu

Farklı tedavi yöntemleri uygulanıyor

Roza hastalığının tamamen iyileşmesi zor olsa da tedavi ile kontrol altında tutulabildiğini dile getiren Gözübüyükoğulları, tedavi yöntemlerine ilişkin şu açıklamayı yaptı;"Tedavide en önemli basamak hastalığı arttıran faktörlerden uzak durmaktır. Hastalığı tetikleyen en önemli faktörlerden biri güneştir. Bu nedenle dermatologlar tarafından önerilen güneşten koruyucu ürünleri hayat boyu 2 ile 4 saat aralıklarla kullanmak gereklidir. Ayrıca güneşten koruyucu şapka ve gözlük takmalı, uygun kıyafet giyilmeli ve güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmamalıdır.Hafif olgularda çeşitli sürme krem ve jeller daha şiddetli olgularda antibiyotik tabletler ve vitamin A türevi ilaçlar kullanılabilmektedir. Özellikle yüzdeki kalıcı kızarıklık ve kılcal damar artışı tedavisinde pulse dyne lazer, potasyum titanil sülfat (KTP) ve ND YAG lazer gibi çeşitli lazer tedavileri kullanılabilmektedir. Burun ve yanaklarda şekil bozukluğu yapan ağır olgularda cerrahi, kriyoterapi, elektrokoter veya dermabrazyon gibi yöntemler de kullanılabilmektedir" ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner78

banner48

banner50

banner52

banner46

banner77

banner49

banner51

banner45