Bakan Albayrak açıkladı! Emeklilik ve kıdem tazminatında yeni dönem… « Haberkulis.org

SON DAKİKA

Bakan Albayrak açıkladı! Emeklilik ve kıdem tazminatında yeni dönem…

Bu haber 10 Nisan 2019 - 18:34 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

“Yeni Iktisat Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019″u düzenlenen basın toplantısıyla açıklayan Albayrak, iktisat politikaları açısından mühim bir gündem için bir araya gelindiğini belirtti.

Albayrak, bugün açıklayacağı paketin Türkiye’ye, millete, iş dünyasına ve vatandaşlara hayırlı olmasını dileyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu paketin hazırlanmasında, ağustos ayından bugüne odalarımızın, iş dünyamızın, TÜSİAD, MÜSİAD başta olmak üzere geniş yelpazede STK’larımızın katkılarını, raporlarını alarak bu çerçeveyi hazırlamaya çalıştık. Bütün bu görüşler ışığında paketimize son halini verdik. Göreve geldiğimiz ilk günden beri, ortaya koyacağımız ekonomik vizyonu, izleyeceğimiz politikaları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşacağımızı söyledik. Politikalarımızı ve stratejilerimizi bütün paydaşlarımızın katkıları ile ortaya koyacağımızı duyuru ettik. İşte bu şekilde de evvel ağustos ayında Yeni Iktisat Yaklaşımımızı paylaştık. O gün, küresel gelişmeler ne olursa olsun, ekonomimizi bütün sınamalardan etkilenmeden çıkacak, kuvvetli temeller üzerine inşa edeceğimizi söylemiştik.”Tüm iktisat politikalarındaki prensiplerin, yapısal reformların önceliklendirilmesi, serbest piyasa ilkeleri ile uyumluluk, dışsatım ve istihdamın odaklı olmak, sürdürülebilir büyüme, sıkı maliye politikası, daha adaletli vergi sistemi, nakit ve mali politikalar arasında koordinasyon olduğunu anımsatan Albayrak, ekonomik dengelenme, istikrarlı büyüme, daha adaletli paylaşım ve nitelikli insan gücü ve kuvvetli cemiyet başlıklarında ekonomide dönüşüm hedeflerini belirtip, uygulamaya başladıklarını hatırlattı.

Berat Albayrak, bu yaklaşım doğrultusunda eylül ayında orta vadeli programı, “Yeni Iktisat Programı” adı ile kamuoyu ile paylaştıklarını belirterek, “Dengelenme, Disiplin, Değişim başlıklarında, Yeni Iktisat Yaklaşımımızın bütün hedef, ilke ve prensiplerini 3 yıllık bir program haline getirdik. Program süresi boyunca hedeflediğimiz makroekonomik göstergeleri ve bunlara nasıl ulaşacağımızı ortaya koyduk. Gerek Yeni Iktisat yaklaşımımızda, gerek Yeni Iktisat Programında ortaya koyduğumuz dönüşüm ve hedeflere ulaşmak için hayata geçireceğimiz siyaset ve stratejilerin yanında bir Reform Programını da hayata geçireceğimizi duyuru etmiştik.” diye konuştu.

“Bu paket ile düzenleme ve adımların ilk aşamasını ele aldık”

Bakan Albayrak, ekonomide atılması gereken yapısal adımlar ya da reformların nasıl olması gerektiği sorusunu sorarak, “Öyle ki, bugün birçok ekonomistin, akademisyenin, birçok uzmanın farklı farklı önermeler ortaya koyduğuna tanık oluyoruz. Binlerce maddelik fiil planlarından başlayarak geniş yelpazede teklif ve tavsiyelere tanık oluyoruz. Kısa ve orta vadeli temel reformlar mı? Yoksa adım adım istediğiniz hedefe ulaşmak için atmamız gereken adımlar mı? Biz bu paket ile bugün ekonomimizin karşılaştığı en temel sorunlara yeterli çözüm sağlayacağını düşündüğümüz düzenleme ve adımların ilk aşamasını ele aldık.” şeklinde konuştu. Yeni Iktisat Programı’nda ortaya koydukları hedeflere ulaşmak için sadece 2019 yılında hayata geçirmeyi taahhüt ettikleri, düzenleme ve adımları paylaşacağını vurgulayan Albayrak, “2020 yılında, yani Yeni Ekonomik Programın ikinci yılında tekrar o yılı ilgilendiren, önümüzdeki sene gerçekleştirmeyi planladığımız reformlarımızı seneye buluşup o adımları atacağımız programın tanıtımını yapacağız.” dedi.

Bu adımları hayata geçirecek iradeye ve uzun bir zamana sahip olunduğuna dikkati çeken Bakan Albayrak, şunları kaydetti:

“Ayrıca, 2018 yılında ortaya koyduğumuz bütçe disiplinimiz, türbülans döneminde bütün şartlara karşın sağladığımız başarılı dengelenme süreci ve AK Parti iktidarlarının 17 yıllık başarılı iktisat performansı bu adımları hayata geçireceğimizin teminatı durumundadır. Türkiye bir kez daha bir seçim dönemini geride bıraktı. Adeta bir demokrasi şöleni olarak bu süreçten çok başarılı çıktı. Seçimlere katılım oranı, Türkiye’nin, Türk toplumunun ne kadar demokrasiyi özümsemiş bir ulus olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sandıktan çıkan sonucun mesajını her parti, her siyasi devinim kendisine göre değerlendirecek ve ona göre yol haritasını çizecektir. Süreçler hukuk temelinde devam etmektedir.”

Albayrak, yüzde 52 oy oranı ile hem Cumhurbaşkanlığı Sistemi hem de Cumhur İttifakı vatandaşlardan kuvvetli bir güvenoyu aldığını anlatım ederek, Türkiye’nin önünde yaklaşık 4,5 senelik seçimsiz bir devre olduğunu kaydetti.

“Türkiye’nin gündemi ekonomide reform”

Bakan Albayrak, Türkiye’nin gündeminin ekonomide reform olduğuna işaret ederek, Aka ve kuvvetli Türkiye idealine kavuşmak için ekonomide lüzumlu yapısal dönüşümleri hayata geçirmektir. Bugün başlatacağımız süreç, yalnızca bir paketin hayata geçirilmesinden ibaret olmayacak. Bugün sadece, 2019 yılında tamamlayacağımız bir dizi reformu sizlerle paylaşacağız. Ama bu değişim ve reform süreci önümüzdeki 4,5 sene boyunca, yılmadan kararlılıkla devam edecektir.” diye konuştu.

Paketin bütününü bir reform paketi olarak adlandırdıklarını, içerisinde tek başına ele alındığında bile başlı başına mühim birer reform olacak adımlar olduğu gibi, onları destekleyen, hedefleri yakalamayı sağlayacak maddelerin de olduğunu aktaran Albayrak, bu zamana kadar bu maddelerin teknik detayları ve içeriği ile ilgili de mühim çalışmaların bakanlıkların koordinasyonunda yapıldığını ve artık hayata geçirilmeye amade hale getirildiğini, bu nedenle 2019 yılsonuna kadar diyerek bütün Türkiye’ye dünyaya ve ekonomideki paydaşlara net bir tarih verdiklerini vurguladı.

“Reform alanlarının başında finansal sektör geliyor”

Albayrak, reform alanlarının başında finansal sektör geldiğini belirterek, finansal sektör altındaki ilk alanın da bankacılık sektörü olacağını kaydetti.

Yeni Iktisat Programı’nda “bankacılık sektörümüzün kuvvetli yapısını sürdürmesini ve reel sektörümüzü finanse etmeye devam etmesini temin etmek bu programın en mühim önceliklerinden bir tanesidir” dediğini anımsatan Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geldiğimiz noktada, bankacılık sektörümüzün kredi hacmi, tahsili geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL’dir. Art ödemelerinde mesele beklenmeyen 1. gruptaki kredilerin yekün krediler içindeki oranı yüzde 89 seviyesindedir. 2. gruptaki yakın izlemedeki kredilerin payı ise 276 milyar TL, yani toplamda yüzde 11 seviyesindedir. Bu rakamın da 107 milyar TL’lik kısmı bugüne kadar yapılandırıldı. 3. grup, yani tahsili gecikmiş ya da takip hesabında izlenen alacakların miktarı Mart 2019 itibarıyla 106 milyar TL’dir. Tahsili gecikmiş alacakların kredilere oranı yüzde 4,2’dir. 106 milyar TL tutarındaki tahsili gecikmiş alacaklar için 72 milyar TL seviyesinde hususi karşılık ayrılmıştır. Gerçekleştirdiğimiz mali bünye analizi sonucunda BDDK da NPL olarak adlandırılan bu kredilerin oranının en yüksek yüzde 6 seviyesine ulaşabileceğini ortaya koymuştu.”

Albayrak, bugün, dünyanın en mühim finans kuruluşlarının da raporlarında, NPL’lerle ilgili bu oranların burayı yakınsayacak şekilde revize edildiğini gördüklerini vurgulayarak, “Tahsili gecikmiş alacaklar için yüksek oranda karşılık ayrılması, birçoğunun teminatının bulunması, tahsilat oranlarının yüksek olması ve tahsili gecikmiş borcu bulunan işletmelerin aka çoğunluğunun faaliyetlerine devam ediyor olması dikkate alındığında tahsili gecikmiş alacakların, bankacılık sektörümüz için bir risk oluşturmayacağını öngörüyoruz. Ancak, sektörümüzün daha dirençli hale getirilmesini ve kapital yeterlilik oranlarının güçlendirmesini önemsiyoruz.” diye konuştu.

Bu kapsamda bir dizi mühim adımı devreye aldıklarını belirten Albayrak, “İlk adımımız halk bankalarımızın sermayelerini güçlendirmek için olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı ihraç edeceği 28 milyar TL’lik İkrazen Özel Tertip Devlet İç Borçlanma Senetlerini halk bankalarına verecektir.” dedi.

Albayrak, halk bankalarının kapital yeterlilik ve likidite karşılama oranlarının artırılarak bilançolarının çok daha da dirençli hale getirileceğini söyledi.

Özel bankalar tarafında Bankalar Birliği koordinasyonunda, BDDK ile beraber sermayelerini güçlendirmek için 2018 yılı karlarının dağıtılmaması ve buna eş bir dizi adımı içeren stratejinin devamlılığını sağlayacaklarını aktaran Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Özel bankalarımız yeniden sermayelendirme planlarını halihazırda yürütüyorlar. İhtiyaç halinde bu planlamalar doğrultusunda sermayelendirmelerini yapacaklar ve yapmaya da başladılar. Ayrıca, mali sistemin gözetim ve denetiminin güçlendirilmesi ve veriye dayalı iktisadi politikalar geliştirilmesi amacıyla, Milli Veri Merkezi’ni kuracağız. Dünyadaki en iyi örneklerin uygulaması olacak bu merkez ile risk ve potansiyellerin çok daha erken ve etkili analiz edilmesi sağlanacak.”

“Kredi yapılandırmalarında mühim ilerlemeler sağlandı”

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak, bankacılık alanında bir öbür ehemmiyet verdikleri başlığın bankaların aktif kalitesinin çok daha iyi bir düzeye taşınması olduğunu belirterek, “Bildiğiniz gibi bankacılık alanında, yeniden yapılandırma süreçlerine aka ehemmiyet veriyoruz. 2018 yılının son çeyreğinde 7 aka banka, konkordatolu firmaların kredi borçlarının yapılandırılması konusunda çalışma başlatmış, 2019 yılı başında banka temsilcilerinden oluşan ‘konkordato heyeti’ kurulmuş ve heyet tarafından konkordatolu firmalarla görüşmelere başlanmıştı.” diye konuştu.

Şubat ayından itibaren de 7 aka bankaya ek olarak öbür bankaların da bu sürece katılarak müzakereleri devam ettirdiğini anımsatan Albayrak, “Sürece öbür bankaların da destek vermeye başlaması, borçlu firmalara sunulan çözümleri hızlandırdı, kredi yapılandırmalarında mühim ilerlemeler sağlandı. Konkordato ve kredi yapılandırma meselesini, çok daha iyi, herkesin çıkarına olan yeni bir yasal çerçeve ile ele alacağız.” şeklinde konuştu.

Albayrak, yeni yasal çerçeve ile yeniden yapılandırma ve alacak öğrenim süreçlerini hızlandıracak, özellikle, borç ödeme kabiliyetini yitirmiş şirketlerin hızlı şekilde tasfiyesini sağlayacak bir çerçeve oluşturacaklarını aktararak, şu bilgileri verdi:

“Arkadaşlarımız bu konuda, dünyadaki en iyi memleket örnekleri taradı. Dünyada bugün en başarılı modeli ülkemize uyarlayacağız. Bu sayede, icra-iflas ve ipoteklerin nakde çevrilmesinin de daha basit olacağı bir yapıyı oluşturmuş olacağız. Bu başlıkta ehemmiyet verdiğimiz bir öbür adımımız sorunlu krediler ile ilgili olacak. Bankalarımızın NPL’leri ile ilgili tabloyu ortaya koyduk. Yüzde 4,2’lik bir nispet var ve bu oranın oldukça iyi bir düzen olduğunu bütün paydaşlarımız ve sektörümüz kabul ediyor. Sektörümüzün aktif kalitesini daha da iyileştirecek bir adım atıyoruz.

Bankalar Birliği öncülüğünde, kamunun olmadığı bir yapıda, buranın altını çiziyorum, halk yok, Enerji ve inşaat gibi NPL’ler noktasında ehemmiyet teşkil eden iki sektörde, sorunlu varlıkların borç-hisse takası ile dışarı çıkaracak ve bankalarımızın bilançolarını daha iyi bir hale getireceğiz. Bunun için Enerji Girişim Kapital Fonu ve Gayrimenkul Fonu Kurulması’nı gündeme aldık. Bu yeni finansal model ile sorunlu varlıkların ayrılıp, bankaların, yerli ve yabancı yatırımcıların iştirak edebileceği fonlarla yönetilmesini sağlayacağız.”

“Tasarruflarımız, kırılganlıkları gidermedeki en mühim araç”

Berat Albayrak, finansal sektör başlığında hayata geçirecekleri reform alanlarından bir diğerinin de ‘tasarruf ve sigorta’ alanı olduğunu belirterek, “Bu devre etkin ve sağlıklı bir tasarruf sistemi oluşturmayı çok ama çok mühim görüyoruz. Devletten başlayarak, bireye kadar her alanda tasarrufları önceliklendirmemiz gerektiğine inanıyoruz. Tasarruflarımızın, ekonomimizin kırılganlıklarını gidermedeki en mühim vasıta olduğuna inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Bu kapsamda, emeklilik sisteminin reforme edilmesinin en mühim yapısal reformlardan birini oluşturduğunu dile getiren Albayrak, “YEP kapsamında, emeklilik sistemini daha sürdürebilir hale getirmek önümüzdeki dönemde en öncelikli konularımızdan birini oluşturacak.” dedi.

Albayrak, daha sürdürülebilir bir emeklilik sisteminin vatandaşa ve ekonomiye birçok açıdan yarar sağlayacağını dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tamamlayıcı emeklilik sistemi vatandaşlarımıza emekliliklerinde ek gelir oluşturarak çalışma dönemlerindeki yaşam standartlarını korumalarını sağlayacak. Artık vatandaşlarımız, emekli olunca nasıl geçinirim kaygısı taşımayacaklar. Tamamlayıcı emeklilik sistemiyle beraber ülkemizde tasarrufları artırarak hariç finansman bağımlılığını azaltacağız. Bu da ekonomimizi hariç müdahalelere karşı çok daha kuvvetli hale getirecek.

Sistemde biriken fonların kapital piyasaları üzerinden reel sektöre ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine kanalize edilmesini sağlayacağız. Artık şirketlerimiz çok daha kolay, ucuz ve uzun vadeli bir biçimde yeni yatırımlarını finanse edebilecekler. Aynı zamanda, ülkemizi ileriye götürecek stratejik sektörlerdeki projeleri için ek kaynak oluşturmuş olacağız.”

“Kesintiler BES ile entegre Kıdem Tazminatı Fonu’nda toplanacak”

Bakan Albayrak, istikbal süreçte, ekonomiye bahsedilen faydaları sağlayacak kuvvetli bir tamamlayıcı emeklilik sistemini hızla hayata geçirmeyi planladıklarını dile getirerek, “Vatandaşlarımızın kazançlarına göre, azdan az çoktan çok, belirleneceği mecburi bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız. Bu sistemle beraber Kıdem Tazminatı Reformunu da hayata geçireceğiz. Bütün paydaşlarımızın katılımı ile tıpkı çalışanlardan olduğu gibi iş verenden de yapılacak kesintiler BES ile entegre Kıdem Tazminatı Fonu’nda toplanacak.” diye konuştu.

Hedeflerinin; her iki reformu da bu sene hayata geçirmek ve 2020 yılından itibaren fiilen bu fonları hayata geçirmek olduğunu vurgulayan Albayrak, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu yeni yapıyla beraber 5 yılda, burada sistemde biriken fonların milli gelirin yüzde 10’unun üstüne çıkacağını öngörüyoruz. Oluşturacağımız sistem bütün ana paydaşlara, yani çalışanlara, işverenlere ve devletimize katma değeri en yüksek olacak şekilde oluşturulacaktır. Finansal sektördeki bir öbür değişim alanımız sigortacılık sektörü olacak.

Sigortacılık, BES ve Kıdem Tazminatı sonrasında hepimiz için çok mühim bir yeni finansman kaynağı olacak. Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu kurarak sektörü izlenmesi ve denetlenmesini daha yakından takip edeceğiz. Sektörün çok daha hızlı bir şekilde güçlenmesine destek olacağız. Ayrıca Milli Reasurans şirketi ile beraber sigorta şirketlerimizi destekleyecek, sigortalanmayan sektörlerin sigortalanmasına olanak sağlayacağız.”

Albayrak, bir öbür yapısal adımlarının, sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin dayanağı olan dışsatım ve katma kıymetli mahsul üretimini, yerlileştirmeyi sağlayan sektörlerin kredi arzından daha çok yararlanmasını sağlamak olacağını anlattı.

Bu kapsamda Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesi (FİKKO) bünyesinde bir kurul ile bu stratejik alanlara daha çok kredi sağlanması için teşvik mekanizmalarının devreye alınacağını dile getiren Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

“Finansal sektördeki atacağımız adımların son başlığı reel sektör olacak. Ağustos ayında yaşadığımız türbülans reel sektörümüzü, dolaylı olarak da bankacılık sektörümüzü etkiledi. Finansal sektörün daha sağlıklı işleyişini sağlamak için reel sektör alanında da bazı adımlar atacağız. BDDK 2019 başında 500 milyon ve üzeri riski bulunan gruplar için bir düzenleme hayata geçirmişti. Bunu bir adım ileriye taşıyoruz.

Bankacılık sektöründe yekün 100 milyon TL ve üzeri riski olan şirketlerin, mali yılın kapanmasının ardından 120 gün içerisinde bankalarına müstakil denetimden geçmiş finansal tablolarını ve borç ödeme kapasitesi, likidite riski, kur riski, ve karlılık gibi unsurları da içeren bir mali kontrol raporu sunmak zorunda olacak. Aksi halde sektörden ek kredi alamayacak.”

Ayrıca, BDDK koordinasyonunda, mali şeffaflığın artırılması, kurumsal idare standartlarının yükseltilmesi, finansal idare kalitesinin artırılması için lüzumlu tedbirleri de hayata geçireceklerini belirterek, “Daha evvel duyurmuş olduğumuz milli kredi derecelendirme kuruluşu işlemlerini bu sene içinde tamamlayacağız. Bu şekilde reel sektörün kredi taleplerinde çok daha gerçekçi ve sağlıklı değerlendirme imkanı sağlanmış olacak.” bilgisini verdi.

Albayrak, yapısal adımların çerçevesini geliştirecek bir öbür ana alanı da enflasyon olarak belirlediklerini dile getirdi.

Enflasyonda en mühim sorunun besin alanında yaşanmasından ötürü yapısal reformların da en mühim ayağını besin alanında hazırladıklarını belirten Albayrak, “Bu alandaki adımları Tarım Bakanlığımız ile Besin Komitesi koordinasyonunda takip edeceğiz. Besin enflasyonu ile mücadele için en mühim yapısal reformumuz “Tarımda Milli Birlik Projesi” olacak. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından çalışılan bu kapsamlı strateji mayıs ayında bütün kamuoyumuzla paylaşılacak.” ifadelerini kullandı.

“Sera A.Ş bünyesinde ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek”

“Sağlıklı beslenme temel bir insan hakkıdır felsefesinden devinim edeceklerini dile getiren Albayrak, şöyle devam etti:

“Buna bağlı olarak da bölge ve mahsul bazında bir makro arz, talep ve ticari planlama sürecinin kurumsal alt yapıları tesis edilecek. Tohumdan sofraya daha hakkaniyetli bir paha zinciri dizayn edilecek. Sahada operasyonel yetkinliğimizi kooperatif yapısının merkezde olduğu kuvvetli kurumsal alt yapılarla sağlayacağız. Bu kurumsal altyapı mahsul ve bölge bazında sözleşmeli tarımın daha da yaygınlaştırılmasını sağlayacak. Tarımda Milli Birlik projesinin detaylarını da hep beraber projenin lansmanında Tarım Bakanlığımızdan dinleyeceğiz.”

Albayrak, bu nokta atılacak bir öbür adımın da Sera AŞ’nin kurulması olduğuna dikkati çeken Albayrak, “Özellikle mevsimsel dalgalanmalarla enflasyonla mücadelede mühim yer tutan taze meyve sebze pazarında dengeleyici öğe olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla Sera AŞ kurulacak. Sera AŞ bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek. Orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken uzun vadede örtü altı sebze üretiminin yüzde 25’inin karşılanması hedeflenecek.” dedi.

Küçükbaş hayvancılık ve hal yasası alanında atılacak adımlar

Bir öbür mühim adımında da küçükbaş hayvancılık ve hal yasası alanlarında atılacağı bilgisini veren Bakan Albayrak, şunları kaydetti:

“Ülkemiz coğrafi gerçeklerine müsait şekilde al et eder istikrarını Küçükbaş Hayvancılık Hamlesi ile destekleyeceğiz. İhracat kapasitesi, yerli yem ve coğrafi şartlara uygunluk gibi özellikleri dikkate aldığımızda, küçükbaş hayvancılıkta potansiyelimizin gerisindeyiz. Bu kasamda verilecek desteklerle 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığımız 4 sene içinde 100 milyona yükseltilecektir.

Son olarak, hal yasası kapsamında müstahsil kooperatiflerinin haller içerisindeki payının artırılması hedeflenerek toptan, perakende ve lojistik alanlarında daha rekabetçi bir yapının oluşturulmasını sağlayacağız. Bu kapsamda tarladan sofraya daha kısa, daha etkin, daha rekabetçi ve daha denetlenebilir bir paha zinciri oluşturacağız. Ayrıca, üretimde rekabeti, toptan, perakende ve lojistikte kontrol ve gözetimi sağlayacak bir regülasyon çerçevesi de devreye alacağız.”

“Bütçe hedeflerini tutturacak tasarruf adımlarımız devam edecek”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, atılacak bir öbür adımında bütçe disiplini alanında olacağını bildirdi.

Sıkı maliye politikasının en temel politikaların başında geldiğini vurgulayan Albayrak, şunları söyledi:

“Bildiğiniz gibi, Yeni Iktisat Programında 76 milyar TL’lik tasarrufu ve gelir artırıcı önlemleri devreye alacağımızı anlatım etmiştik. Şu ana kadar, 2019 bütçesinde bu rakamın 44 milyar TL’lik kısmını uygulamaya aldık. Bütçe ile ilgili spekülasyonlara karşı bütün vatandaşlarımızın bu kuvvetli tablonun farkında olmalarını istek ediyoruz. Bundan sonra da bu adımlarımız devam edecek. Bütçe hedeflerini tutturacak tasarruf adımlarımız devam edecek. Mali tarafta da güçlü, uyumlu ve koordineli bir süreç devam edecek. Seçimden evvel nasıl bu mali disiplinden vazgeçmediysek, seçimden sonra da vazgeçmeyeceğiz. Büyümeyi ve istihdamı desteklemek amacıyla mesele yaşayan bazı sektörlere bir kısım vergi teşvikleri sağladık.

Çok dengeli yönetmemiz lazım. Hem bütçe hem büyüme ve istihdam. Birinden vazgeçmemizi hiçbir vakit kimse bizden beklemesin dedik. Bunu yaparken yılsonu bütçe hedeflerimizi de bu manada koordineli bir şekilde hep yürüttük, yürütmeye de devam edeceğiz. Bundan sonra da gelirlerimizi daha da arttırmak için, toplumun genelini etkilemeyen ve yüksek vergi noktasında bakıldığında yüksek gelir gruplarının daha adil vergilendirilmesini sağlayacak ve enflasyona etkisi minimumda olacak bazı adımları atmakta projeksiyonlarımız arasında önümüzdeki süreçte yaşam geçirilecek.”

Vergi dönüşümü reformları

Albayrak, 2019 yılı içerisinde hayata geçirecekleri en mühim reformlardan birisinin de vergi dönüşümü olacağını kaydederek, detaylarını süreç tamamlanınca daha net bir şekilde ortaya koyacaklarını söyledi.

Vergi Konseyi gibi toplumun bütün kesimlerinin içinde olduğu çok kapsamlı bir ekiple bu reform çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren Albayrak, reformun temel detaylarını üç başlıkta paylaşmak istediğini, birincisinin yeni mimari olduğunu anlattı.

Albayrak, “Yeni vergi mimarimizde istisna ve muafiyetleri artık azaltacağız. Kurumlar vergisinin kademeli olarak düşürüp daha rekabetçi bir noktaya taşıyacağız. Daha adaletli bir vergi sistemi için, gelire göre artan oranlarda vergilendirmeyi daha etkin hale getireceğiz. Özellikle beyannameyi yaygınlaştırarak gelir artışlarının sağlayacağı potansiyelle dolaylı vergileri azaltıp, dolaysız vergileri artırarak verginin daha da çok tabana yayılmasını sağlayacağız.” diye konuştu.

Yeni Vergi Mimarisinin dünyada modern vergi reformlarının önceliklerinden olan “istihdam oluşturma” hedefine oturacağını aktaran Albayrak, ayrıca iş yapma kolaylığı endeksinde bulundukları seviyeyi, atacakları adımlarla daha da yukarıya çıkacaklarını, girişimciliğin ve yeni iş kurmanın kolaylaştırılmasını sağlayacaklarını anlattı.

Albayrak, vergi dönüşümündeki ikinci başlıklarının “Kayıtdışılık ile Mücadele” olacağını belirterek, gönüllü ahenk adı verilen yeni bir sistemle mükelleflerin beyanlarının temel olduğu ve ilk inceleme sonrasında mesele görülmediği takdirde süreçlerin tamamlandığı sadeleştirilmiş bir süreci hayata geçireceklerini söyledi.

Bakan Albayrak, “Ayrıca düzmece ve yanıltıcı vesika ile mücadele için, etkin yaptırım, teknik çözüm, e-fatura ve e-faturanın eş zamanlı takibi, benzersiz kodlu mal hareketi takip sistemi ile kayıtdışılığa karşı etkin bir yapıyı devreye almış olacağız.” ifadesini kullandı.

“Yüksek katma paha ve teknolojik üretimi önceleyen iktisat tesis edeceğiz”

Albayrak, vergi dönüşümünde mühim gördükleri bir öbür alanın da “mükellef hakları” olacağını belirterek, mükellef dostu bir vergi sistemiyle, süreçlerin başarısını daha da artıracaklarını, bu kapsamda Mükellef Hakları İcra Kurulu kuracaklarını söyledi.

Bu kapsamda mükelleflerin, vergi süreçlerindeki beyanları ile ilgili yazılı destekleri devreye alacaklarını dile getiren Albayrak, mükellef memnuniyetini düzenli ve devamlı olarak ölçeceklerini, süreçlerdeki eksikleri anında tespit edeceklerini bildirdi.

Albayrak, ayrıca mükellef hakları bildirgesinin bağlayıcı hale gelmesini sağlayacaklarını anlatım etti.

Açıkladığı bütün reformlarla aslında bir hedefin de alt yapısını çok sağlam adımlarla hayata geçirmiş olacaklarını vurgulayan Albayrak, ulaşmak istedikleri noktanın sürdürülebilir bir büyüme ve istihdam olacağını, ihracata dayalı, yüksek katma paha ve teknolojik üretimi önceleyen bir ekonomiyi tesis edeceklerini bildirdi.

“Reformlarla iş yapma kolaylığı endeksinde sıçramayı hedefliyoruz”

Albayrak, geçen sene iş yapma kolaylığı endeksinde 17 basamak atlayarak 43. sıraya yükseldiklerini anımsatarak, bu sene işe başlama, vergi ödemesi, kredi temini, sözleşmelerin icrası, tapu ve şirket tasfiyesi alanlarında gündemlerine aldıkları reformlarla daha çok sıçramayı hedeflediklerini söyledi.

Gelecek devre için geçici beyanname sayısının 4’ten 3’e düşürülmesi ve elektronik çeklerin ücretten muafiyet konusu üzerinde çalıştıklarını dile getiren Albayrak, inşaat izinlerinde, elektrik bağlamada, işe başlamada belediyeler ile SGK, belediyeler, ticaret sicil müdürlükleri gibi ilgili halk kuruluşları arasındaki elektronik imzanın sürece iç edilmesi için var sistemlerin entegre edilmesini gerçekleştireceklerini anlattı.

Albayrak, “Vergi dönüşümü ile süreçleri kolaylaştıracak, kayıt dışılık ile mücadele ile gelirleri daha da artıracağız. 7 stratejik sektör olarak anlatım ettiğimiz enerji, maden, petrokimya, turizm, bilişim, otomotiv ve ilaç sanayilerine yönlendirilmesini daha etkin kılacağız. Biz bunları yaparken öbür bakanlıklarımız ve kurumlarımızla farklı stratejik dönüşümleri de eş zamanlı gerçekleştireceğiz.” diye konuştu.

Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın reformları gerçekleştirirken öbür bakanlıklar ve kurumlarla farklı stratejik dönüşümleri de eş zamanlı gerçekleştireceklerini söyledi.

BES ve Kıdem Tazminatı Reformu’nun yanı dizi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal emniyet sisteminin sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla yeni Sosyal Emniyet Reformu paketini bu sene içerisinde açıklayacağını ve uygulamaya alacağını bildirdi.

Albayrak, “Bu reform paketiyle aktif-pasif oranının daha üst seviyelere çıkmasını sağlamayı, prim gelirlerini artırmayı ve SGK’nin aktüeryal dengesini daha da güçlendirmeyi hedeflemektedir.” dedi.

“Kayıtlı istihdamı teşvik ve kayıt dışılıkla mücadele yeni yöntemler ve veri analitiği süreçleri ile reform sürecine mühim katkı sağlayacaktır.” diyen Albayrak, kurumun aktüeryal dengesini daha da iyi seviyelere çekmek için prim tahakkuk-tahsilat oranlarını artırmaya ve kuruluş alacaklarının etkin tahsiline ağırlık verileceğini anlattı.

” Yargı Reformu’nun vizyonu, “güven veren ve erişilebilir bir hak sistemi” olacak”

Bakan Albayrak, bir öbür reform alanının “Yargı Reformu” olduğunu, kapsamlı bir katılımla hazırlanan bu reform paketinin “Yargı Reformu Strateji Belgesi” ile Hak Bakanlığı tarafından yakın bir süreçte kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.

Yargı Reformu’nun vizyonunun, “güven veren ve erişilebilir bir hak sistemi” olacağına dikkati çeken Albayrak, ekonomik refahın sağlanması ve toplumsal tabana yayılmasında hukuk ve ekonominin birbirini tamamlayan iki mühim çalışma alanı olduğunu vurguladı.

Albayrak, şöyle devam etti:

“Güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayla, adil ve etkin işleyen bir hukuk sistemi arasındaki münasebet açıktır. Uzun vadeli yatırımlar, öngörülebilir, sonuçları kestirilebilir bir hukuk pratiğine yakından bağlıdır. Yargı sisteminin kalitesi, hızı, ihtiyaçlara yanıt verme kapasitesi yatırım ortamını geliştirmenin temel şartları arasındadır. Bugüne kadar, ülkemize üretim ve istihdam katkısı sunan, piyasa kaide ve koşullarında etkinlik yürüten her yatırımcıya desteğimizi sunmaktan art durmadık.

Yatırımcının, hukuki güvence ve istikrar beklentisini, olası olan en yüksek seviyede karşıladık. Hukukun kolaylaştırıcı, teşvik edici ve güvence verici imkânlarını geliştirme irademizi koruduk. Bu iradenin bir tezahürü olarak Hak Bakanlığımız da yargı alanında mühim reformlara imza attı. Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin güncellenmesi çalışmaları devam ediyor. Yakın zamanda Hak Bakanımız tarafından bu sene içerisinde paylaşılacak.”

“Lojistik Master Planı hazırlanıyor”

Bakan Albayrak, öbür bir reform alanının “Lojistik Master Planı” olduğunu belirtti.

Türkiye’nin stratejik konumundan kaynaklanan lojistik avantajının ve rekabet gücünün artırılarak, iktisadi ve sosyal gelişmeyi hızlandırmak ve Türkiye’nin uluslararası ticarette bölgesel lojistik üs haline getirme nazar açışıyla Lojistik Master Planı’nın, ilişkili bakanlık ve Türkiye Varlık Fonu tarafından hazırlandığı bilgisini veren Albayrak, şunları kaydetti:

“Taşımacılıkla ilgili bütün hizmetlerin tek bir merkezden ve etkin bir şekilde verildiği ve ani çok taşımacılık moduna erişim imkanı sağlayacak lojistik merkez planlaması sayesinde, taşıma modları arasındaki bütün bu rekabetin artırılması başta olmak üzere, var lojistik alt yapısının karayolu, denizyolu ve havayolu eksenlerinde etkin bir şekilde incelenmesi, lojistik ihtiyaçların belirlenmesi, rekabet ve güvenliği temel alarak stratejik önceliklerin saptanması, belirlenen ihtiyaçlar ve önceliklere göre halk lojistik varlıkları arasındaki potansiyel sinerjilerin ortaya çıkartılarak etkin bir model mimarisinin oluşturulması, planlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi için yerli ve yabancı bütün paydaşlara kazan-kazan modeline dönük iş birliklerinin gerçekleştirilmesi kurumsal ve uluslararası kamusal iş birlikleri ile hayata geçirilecektir.”

“İhracat Master Planı ağustos ayında açıklanacak”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bir öbür adımın, “İhracat Master Planı” olduğunu söyledi.

İhracat noktasında Ticaret Bakanlığının, ağustos ayında açıklayacağı planla kısa-orta ve uzun vadede dışsatım potansiyelinin belirlenerek Türkiye’nin ihracatının arttırılması için sürdürülebilir bir stratejinin yürürlüğe konması ve bu stratejiden sapmadan doğru adımların atılmasını sağlayacağını anlatım eden Albayrak, ihracatın ithalatı karşılama oranının sürdürülebilir bir şekilde artırılması için stratejiler oluşturulup bunların uygulanması için lüzumlu adımların ortaya konulacağını dile getirdi.

Albayrak, “Ağustos ayında açıklanacak bu plan ile katma değeri yüksek mahsul ihracatının arttırılması amacıyla, tesir analizleri yapılarak ihracatta devlet yardımlarını yeniden düzenlemek, hedef mahsul ve pazarlara odaklanmış bir nazar açısıyla, ünite ihraç fiyatlarının yükseltilmesini sağlayacak.” ifadelerini kullandı.

“2019’da 35 milyar doların üzerinde turizm geliri bekleniyor”

Berat Albayrak, bir öbür reform alanının “Sanayi Yerlileştirme Programı” olduğunu belirterek, “Sanayi Bakanlığımız, bu programla, Ar-Ge’den yatırım ve ihracata bütün adımların tek pencereden yönetildiği, arz-talep bileşenlerinin desteklendiği, öncelikli orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlere yönelik stratejileri hayata geçirecek.” dedi.

300 ürünün yerlileştirmesini ortaya koyacak bu programın mayıs ayında kamuoyu ile paylaşılacağı bilgisini veren Albayrak, öbür alanın “Turizm Master Planı” olduğunu anlatım etti.

Albayrak, Turizm Bakanlığının Turizm Master Planının hazırlığına başladığını anlatım etti.

Tüm paydaşların katılımı ile hazırlanacak olan Turizm Master planının Turizm Bakanı tarafından en geç eylül ayında kamuoyu ile paylaşılacağını dile getiren Albayrak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu plan çerçevesinde turizmde hem memleket ve desitnasyon çeşitliliğini hem turist sayısını hem de turist başına düşen geliri arttırarak 4 sene içerisinde 70 milyon turist 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma hedefi gerçekleştirilecektir. Bu plan çerçevesinde gastronomi, inanç, kültür, golf, kış ve kongre turizmleri başta olmak üzere sahil turizmine çeşitlilik ve turizm gelirimize katkı sağlamış olacaktır. 2019 yılı içerisinde YEP planlarımızla uyumlu biçimde 2019 yılı turist sayısı 50 milyonun kişinin, turizm geliri ise 35 milyar doların üzerinde gerçekleşmesi beklenmektedir. Ayrıca kurulacak olan Turizm Geliştirme Fonu ile de hem ülkemiz turizminin tanıtımı daha etkin yapılacak hem de turizmde bölgesel çeşitliliğin arttırılması için yatırımcılar teşvik edilerek yatırımlara destek olunacaktır.”

“Eğitim ve istihdamın uzun vadeli perspektifle planlanacak”

Albayrak, İstihdam Bazlı Eğitim Planlaması reformuna değinerek, kurumlardaki eğitim ve istihdam verileri entegre edilerek, eğitim programı ve iş bazında arz talep dengesi oluşturulacağını, böylece eğitim ve istihdamın uzun vadeli perspektifle planlanacağını söyledi.

PISA 2021 uygulamasında ortaokullar lehine farkın yüzde 20, bölgeler arası farkın yüzde 10 azaltılmasının hedeflendiğini dile getiren Albayrak, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu programı eylülde açıklayacağını bildirdi.

Albayrak, “İşte bütün bu dönüşümle beraber aka ve kuvvetli Türkiye için, ihracata dayalı, teknolojik üretimi önceleyen, rekabetçi, katma kıymetli mahsul üretimi alt yapısını tamamlamış bir iktisat dönüşümünü gerçekleştireceğiz.” diye konuştu.

Bakan Albayrak, hayata geçirmeyi hedefledikleri reform paketinin ve yeniliklerin ülkeye, millete ve ekonomiye hayırlı olması temennisinde bulundu.

Öte yandan Albayrak program sonrası Twitter üzerinden şu paylaşımda bulundu:

PİYASALARDA SON DURUM

  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -

EN ÇOK KAZANANLAR

    EN ÇOK KAYBEDENLER

      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

        BUGÜN 1000TL NE OLDU?

        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN