AK Parti Sözcüsü Çelik: Fark kapanmayacaksa CHP neden rahatsız? « Haberkulis.org

SON DAKİKA

AK Parti Sözcüsü Çelik: Fark kapanmayacaksa CHP neden rahatsız?

Bu haber 08 Nisan 2019 - 13:35 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlediği basın toplantısında, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ni değerlendirdi. Her seçimden sonra olduğu gibi Türkiye’deki seçimlerle ilgili fazla sayıda yorum çıktığını dile getiren Çelik, Türkiye’nin demokratik gücünü ve demokrasi kapasitesini takdir eden yorumlar olduğu gibi iki aşamaya ayrılarak  üzerinde durulması gereken yorumlar da yapıldığını söyledi.

Çelik, bunların birincisinin yanlış anlaşılma ya da yeterince bilgi  sahibi olmamaktan kaynaklanan yorumlar olduğunu vurgulayarak, diğerinin ise  yakından tanınan, bir çoğu bilinen birtakım siyah propaganda denilen merkezlerin  ürettiği propaganda olduğunu kaydetti.

Doğru bilginin verilmesinin görevleri olduğunu belirten Çelik, “Doğru  bilgi verildiği vakit gerçek gazeteciler bunu doğru bir şekilde  değerlendirecektir. Ama siyah propaganda merkezlerine karşı yapacağımız fazla fazla  bir şey yok. Onlara karşı da görüşlerimizi kayda geçirmiş olacağız.” diye  konuştu.

Çelik, Batı demokrasilerini ve dünyanın herhangi bir yerinde yapılan  seçimleri hariç siyaset açısından takip ettiklerini anlatarak, Batı ve ileri  demokrasiler açısından tartışılan iki meseleden birinin seçime katılım oranının  düşmesi, demokratik seçimlerin sonuçlarından umutlarını keserek daha merkezkaç  hareketlere yönelmesi olduğunu söyledi.

Diğerinin de insanların aşırı sağ ve sol denilen popülist hareketlere  yönelmesi olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

“Türkiye’deki seçimlerde her vakit katılım oranının yüksek olması son  radde şaşırtıcı bulunan, takdir edilen bir meseledir. öbür demokrasiler  açısından öbür problemler de bunun eşliğinde tartışılır. Hatta son zamanlarda  görüyorsunuz. Mesele Fransa’da ve öbür yerlerdeki seçimlerde geleneksel siyasi  hareketlerin dışlanıp, kurumsallaşmış, yerleşmiş siyasi hareketlerin dışlanıp  yepyeni siyasi hareketlere doğru seçmenin kayması şeklinde bir tablo laf konusu.  Türkiye açısından bakıldığında yüzde 85’lik yüksek bir katılım oranıyla bu  seçimlerin gerçekleşmesi önemli.”

Ömer Çelik, her seçimde aka bir memnuniyetle seçimleri takip etmek  isteyen yabancı gözlemcileri çağrı ettiklerini, AGİT’ten gelenlerin olduğunu  söyledi.

Çelik, bu sefer de Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler  Kongresi’nden gelen 22 benlik heyetin, muhtelif illerde çalışmaları takip  ettiğini anlattı. Ömer Çelik, ilk yayınladıkları raporda, kendilerine sunulan  erişim imkanından duyulan memnuniyetleri dile getiren yabancı heyetin, seçime  katılım oranından, Türk halkının demokrasiye bağlılığından övgüyle ve takdirle  laf ettiğini vurguladı.

“YABANCI GÖZLEMCİLER GÖREV TANIMLARININ DIŞINA ÇIKIYOR”

AK Parti Sözcüsü Çelik, yabancı gözlemcilerin ayrıca muhtelif yerlerde  yaptıkları çalışmalarda, seçimle ilgili mekanizmaların, güvenlik subaplarının,  vatandaşın sandığa erişim imkanlarının kuvvetli olmasından ötürü aka bir  memnuniyet anlatım ettiklerini aktardı.

Her seçimden sonra yaşanan bir vaziyet olduğunu belirten Çelik, şöyle  konuştu:

“Bu yabancı gözlemciler kendi vazife sahalarını maalesef Avrupa’nın  içerisinde tutarlı bir şekilde değerlendirirken Avrupa dışına çıkıp da seçimleri  gözlemledikleri vakit vazife tanımlarını fazla fazla geniş tutuyorlar, tanımın  dışına çıkıyorlar. Birtakım spekülatif, bazı partilerden duydukları yorumları  resmi görüş gibi aktarabiliyorlar. Bu sefer de maalesef böyle oldu. Tüm bu  takdirlerin yanı dizi durduk yere ‘Yüksek Seçim Kurulu’nun görevini tam olarak  yapması sağlanmalıdır’ gibisinden bir izah yapıldı.”

YSK’nın yüksek bir kapasiteye ve tecrübeye sahip olduğunu, seçimleri  yöneten dünyadaki pek fazla kuruma misal olarak gösterilebileceğini dile getiren  Çelik, Amerika’daki, Avrupa’daki seçimlerde, liberal demokrasilerin çoğunda seçim  sistemleri ve seçimleri yöneten kurumların eksikliklerine ilişkin tartışmalar  yapıldığını, YSK’nın orada eksiklik olarak görülen hususları giderme açısından  son radde donanımlı olduğunu söyledi.

“YSK’NIN SONUCUNA HERKES SAYGI DUYUYOR”

YSK’nın görevini tam olarak yapmasının devletin, milletin ve  demokrasinin gücü olduğunu anlatım eden Çelik, şunları kaydetti:

“Seçim sürecinin bir parçası olan itiraz süreci devam etmektedir.  Batı’nın pek fazla demokrasisinde gayet olağan karşılanan bu süreci maalesef bazı  grupların, bazı odakların sanki olağanüstü bir vaziyet varmış gibi algılatmaya  çalıştığını görüyoruz. Bu, yanlış bir tutumdur. Gayet olağan bir durumdur,  Türkiye’de her seçimden sonra siyasi partiler itiraz ederler ve bu itirazlar  neticesinde bir tablo ortaya çıkar. Sonucu Yüksek Seçim Kurulu belirler.”

YSK’nın sonucuna herkesin saygı duyduğunu belirten Çelik, Türkiye’nin  seçimi kuvvetli bir şekilde yapabilen bir memleket olduğunu, YSK’nın bu konudaki  kapasitesine güvendiklerini söyledi.

Bütün siyasi partilerin YSK’nın itibarını korumayı vazife edinmesi  gerektiğini dile getiren Çelik, demokrasinin gücü, vatandaşın sandığa iradesinin  yansıması konusunda herhangi bir kuşku olmaması gerektiğini anlattı.

“TEK BİR VATANDAŞIMIZIN OYU ZAYİ OLMASIN”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, şöyle devam etti:

“Şimdi itiraz süreci niçin yapılıyor? Cumhuriyet Halk Partisi sürekli  olarak ‘Sayım yapılsa bile aradaki ayrım kapanmayacak. Bizim elimizdeki veriler  böyle” diyor. Sayım yapıldığında aradaki ayrım kapanmayacak gibi bir teze  sahipseniz, sayım yapılmasından niye rahatsız oluyorsunuz. Bırakın sayım  yapılsın. Netice olarak tek bir vatandaşımızın oyu bile zayi olmasın.”

Çelik, demokratik rejimde kaybeden namzet ve parti olurken her hal ve  koşul altında vatandaşın, milletin kazandığını kaydetti.

Cumhur İttifakı’nın oyunun yüzde 52 civarında olduğunu hatırlatan  Çelik, “Güçlü bir zafere imza atmışız ve netice itibarıyla herhangi bir  olağanüstü vaziyet olarak algılamıyoruz bu meseleyi. Vatandaşımızın tek bir oyu  bile zayi olmasın, netice ortaya çıksın. Dolayısıyla soğuk kanlı bir şekilde  meseleyi yürütmek lazım. Bunu böyle, partiler arası, partilerin tabanlarını  oluşturan vatandaşlarımız arasında bir kavga, bir stres, bir gerilim alanı haline  getirmemek lazım.” diye konuştu.

Vatandaşlardan müsterih olmalarını ve kimsenin kimseye kem gözle  bakmamasını isteyen Ömer Çelik, şöyle konuştu:

“Adlarımız farklı olabilir, partilerimizin adları farklı olabilir ama  hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Seçimlerden kuvvetli bir şekilde çıktık,  seçim sonuçlarını da Yüksek Seçim Kurulu yayınladığı zaman, netice olarak kazanan  demokrasimiz olacak, vatandaşımız olacak. Bazı yerlerde bizim heba olmuş oyumuz  kayda geçiyor, bazı yerlerde öbür partilerin heba olmuş oyları kayda geçiyor.  Aslında buna herkesin, saygı duyması gerekir. Bu süreci başlattığımız için de,  öbür partilerdeki vatandaşlarımızın da haklarını korumuş oluyoruz. Çünkü orada  yargı gözetiminde yapılan, Yüksek Seçim Kurulu gözetiminde, il seçim kurulları,  ilçe seçim kurulları gözetiminde yapılan sayımlar, aynı zamanda tüm parti  temsilcilerinin önünde yapılıyor.”

“GAYET OLAĞAN BİR SÜREÇ YÜRÜYOR”

Bazı kesimlerin, “sadece AK Parti ve AK Parti temsilcilerinin sayımda  bulunuyormuş” gibi açıklamalar yaptığına değinen Çelik, şunları kaydetti:

“Gerekirse kamerayla da yayınlanabilir dedik, bazı yerlerde  yayınlanıyor. Bunu karşımızdakiler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul adayı,  devamlı olarak bu süreci, güvensizlik doğuracak şekilde açıklamalar yaparken, biz  bu kamera konusunu gündeme getirdiğimizde, ‘Siz bunu niye gündeme getiriyorsunuz,  vatandaşa güvenmiyor musunuz, AK Parti temsilcisine, öbür siyasi parti  temsilcilerine güvenmiyor musunuz?’ diyorlar. Biz bunu, şunun için söylüyoruz,  birisi yürütülen süreçle ilgili bir şüphe, bir spekülasyon ortaya koyduğu zaman,  bizim bu konuda herhangi çekinecek hiçbir şeyimiz yok. Hemen diyoruz ki gelin,  şeffaflaşmayı sağlayacak en üst kriterleri uygulamaya koyalım. Dolayısıyla gayet  olağan bir süreç yürüyor.”

“MEMLEKET BU MAZBATA FETİŞİZMİYLE YENİ TANIŞIYOR”

Her seçimden sonra itirazların yapıldığını ve mazbataların bir gün  içinde verildiği bir durumun geçmişte de laf konusu olmadığını aktaran Ömer  Çelik, “Herhangi bir şekilde mazbata sürecini, sonuçlar tam olarak ortaya çıksın,  ondan sonra da yetki alalım ve hizmete başlayalım diye düşünmek lazım. Bu süreci  akamete uğratıp da devamlı bir mazbata fetişizmi temelinde söylem üretmeye gerek  yok.” dedi.

Çelik, memleketin bu mazbata fetişizmiyle yeni tanıştığını ifade  ederek, “Böyle bir şey yok. Önemli olan vatandaşın iradesidir, vatandaşın  iradesinin ortaya çıkmasıdır. Partilerimizin adı farklı, hepimizin adı Türkiye  Cumhuriyeti. Yüksek Seçim Kurulu karar verecek, şu namzet kazanmıştır diyecek,  yetkisini alacak o aday, hepimiz de hangi partiden olursa olsun vatandaşımızın  iradesini saygıyla selamlayacağız, ‘Vatandaşımız bu talimatı vermiştir, bundan  sonra hizmetler bu şekilde yürütülecektir’ diyeceğiz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin dirayetli  bir şekilde yönetilmeye ve reform süreçlerinin devam edeceğini vurgulayan Çelik,  “Dış politikadaki gündemimiz aynen devam ediyor. Biliyorsunuz kendileri, yakın  zamanda, birkaç gün içinde Rusya’yı ziyaret edecekler ve bu şekilde aslında  hükümet açısından, AK Parti açısından olağanüstü bir gündem yok. Her şey  yolundadır. Memleketi mazbata fetişizmiyle strese sokmaya da gerek yok.”  değerlendirmesinde bulundu.

“BUNUNLA İLGİLİ SPEKÜLASYONA GEREK YOK”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bugün yabancı basın mensuplarıyla bir  araya gelerek, siyah propaganda odaklarının tezlerine karşı, kendi tezlerini  aktaracaklarını belirtti.

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Çelik, “seçim kurulları ve  Yüksek Seçim Kurulu kararına yönelik eleştirilerin” hatırlatması üzerine, şunları  kaydetti:

“Yüksek Seçim Kurulu, tüm illerde AK Parti’nin taleplerine olumlu  yanıt veriyor ya da tüm illerde muhalefetin taleplerine menfi yanıt veriyor,  gibisinden bir şey yok. Ben kendim biliyorum pek fazla ilde, ilçede bizim  arkadaşlarımızın yaptığı başvuruların reddedildiğini. Dolayısıyla bununla ilgili  ayrıntılı bir liste verebiliriz. Bununla ilgili spekülasyona gerek yok. Herhangi  bir yerde, AK Parti’nin haklı bir talebi kabul edildi, bir yerde muhalefetin  herhangi bir talebi kabul edilmediğinde, ‘AK Parti’nin her talebi kabul edildi,  bizim hiçbir talebimiz kabul edilmiyor’ gibisinden bir yaklaşım üretiyorlar. Öyle  değil. Onların taleplerinin kabul edildiği taraflar var, bizlerin taleplerinin  reddedildiği yerler de var. Dolayısıyla burada mühim olan ölçü nedir? Bizim ya  da onların taleplerinin kabul edilip edilmemesi değildir. Yüksek Seçim Kurulunun  verdiği kararların, hukuki prensiplere ve şimdiye kadarki yerleşikleşmiş  içtihatlara müsait olup olmadığıdır.

Oy sayımıyla ilgili meseleler aynı şekildedir, oy sayımı başladıktan  sonra devam edip etmeyeceği meseleleri aynı şekildedir. Lütfen biraz ders  çalışılsın ve Yüksek Seçim Kurulunun evvel verdiği kararların uyumu tespit  edilsin. Bir de şöyle bir şey var, her ilin, her ilçenin o karar verilirken  oradaki bina bir diğerinin benzeri değil, oylar nasıl şekillenmiş, oradaki sayım  çizelgeleriyle tutanaklar arasındaki çelişkinin boyutu nedir, böyle bir çelişki  var mı, yok mu, tüm bunları görerek oradaki yargı mekanizması karar veriyor.  Sadece sonuçları konuşarak sağlıklı bir yaklaşım üretmiş olmayız.”

Ömer Çelik, bir öbür soru üzerine, İstanbul’da oy sayımında bazı  yerlerde kendi lehlerinde, bazı yerlerde öbür partilerin lehine sonuçlar  çıktığını, ancak farkın azaldığını, mühim olanının vatandaşın iradesinin tam  yansıması olduğunu belirtti.

Açıklamanın ardından AK Parti Sözcüsü Çelik, yabancı basın  mensuplarıyla bir araya geldi.