Anasayfa / Dünya / ABD’den İran tehdine karşı Ortadoğu’ya uçak gemisi sevkiyatı açıklaması..

ABD’den İran tehdine karşı Ortadoğu’ya uçak gemisi sevkiyatı açıklaması..

ABD Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ile Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Senato’da İran tehdidine karşı Orta Doğu’ya tayyare gemisi ve bombardıman uçakları gönderme sürecinin detaylarını anlattı. öbür taraftan, John Bolton’ın başını çektiği “şahin” bir grubun, “İran’ın bölgedeki bazı Amerikan birliklerine hücum hazırlığında olduğu” şeklindeki istihbaratı abartarak bölgeye tayyare gemisi taarruz grubu gönderilmesini sağladığı iddia edildi.

ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, İran‘ın muhtemel saldırılarına karşı Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bölgesine tayyare gemisi ve bombardıman uçaklarını sevk etmeden evvel İran’a, laf konusu tehdidi ayrım ettiklerini ve buna cevap verecek şekilde hazırlandıklarına dair mesaj verildiğini açıkladı.

Orgeneral Dunford ve Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Senato Tahsisatlar Alt Komitesinde 2020 savunma bütçesine ilişkin bir oturumda, ABD’nin İran, tehdidine karşı Orta Doğu’ya tayyare gemisi ve bombardıman uçakları gönderme sürecinin detaylarını anlattı.

Shanahan, cuma günü İran’ın planlamalarına yönelik Orta Doğu’dan kritik ve son radde güvenli bir istihbarat aldıklarını söyledi.

Daha sonra aynı gün laf konusu istihbaratın kaynakları ve tam olarak ne anlama geldiğine ilişkin değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirten Shanahan, şu ifadeleri kullandı:

“Cumartesi günü ise Genelkurmay Başkanı ve ben CENTCOM’dan Orgeneral McKenzie (CENTCOM Komutanı) ile laf konusu istihbaratın üzerinden yine geçtik. Cumartesi öğleden sonra (McKenzie) bize buna nasıl karşılık verebileceğimize dair seçeneklerle geldi ve tasdik istediğini söyledi. Daha sonra bunu (sevkiyatı) Dışişleri ve Milli Emniyet Konseyi ile koordine ederek gerçekleştirdik.”

Dunford ise Kongrenin sebep evvel bilgilendirilmediğine ilişkin bir soruya, “Hafta sonu ana odağımız caydırma üzerine idi. Biz cuma günü istihbaratı aldığımızda İran’a, tehdidi ayrım ettiğimizi ve kuvvetlerimizi karşılık verecek şekilde konumlandırdığımıza dair bazı mesajlar gönderdik.” yanıtını verdi.

Bakan Vekili Shanahan’a Lincoln tayyare gemisini bölgeye göndermeyi kendisinin de tavsiye ettiğini belirten Dunford, “Bizim orada istediğimiz şey, insanımıza veya ortaklarımıza yönelik bir saldırıya vereceğimiz yanıtta muğlaklık olmasın diye Lincoln ve bombardıman grubunun hızlı bir şekilde bölgeye geçişini sağlamaktı.” dedi.

USS Abraham Lincoln Tayyare Gemisi Vazife grubu, bir tatbikat için İtalya açıklarında konuşlandırılmıştı.

USS Abraham Lincoln Tayyare Gemisi Taarruz grubunda, Abraham Lincoln tayyare gemisinin yanı dizi 7’nci Tayyare Gemisi Hava Filosu, bir güdümlü roket kruvazörü ve 4 muhrip gemisi bulunuyor.

AA muhabirinin edindiği bilgilere göre bombardıman vazife gurubunda ise 4 nükleer silah kapasiteli B-52 bombardıman uçağı yer alıyor.

İRAN’A “NET VE KESİN BİR MESAJ”

Beyaz Saray Milli Emniyet Danışmanı John Bolton, dün yaptığı açıklamada, tayyare gemisinin, bir bombardıman vazife gücü ile Körfez’e yönlendirildiğini açıklamıştı.

Bolton, bu sevkiyatı İran yönetimine “net ve kati bir mesaj” olarak nitelemişti.

Konuyla ilgili soruları yazılı yanıtlayan CENTCOM Sözcüsü Albay Bill Urban, CENTCOM’un, son zamanlarda İran ve İran destekli güçlerin bölgedeki ABD askerlerine yönelik hücum hazırlığında olduğuna dair aleni emareler görmesi üzerine güç talebinde bulunduğunu belirtmişti.

İSTİHBARAT İSRAİL’DEN 

Amerikan medyasında yer saha bazı haberlerde, İsrail istihbaratının, İran’ın bölgedeki ABD askerlerine yönelik hücum hazırlığında olduğu bilgisini ABD’ye ulaştırması üzerine Washington’un laf konusu kararı aldığı iddia ediliyor.

İsrail istihbaratının iki hafta evvel Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında İran’ın muhtemel birkaç planını Amerikan yönetimine aktardığı belirtilirken, İran’ın, Irak, Suriye, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bölgede ABD’ye ait hedeflere saldırabileceği bilgisinin verildiği öne sürülmüştü.

“TRUMP YÖNETİMİ İRAN İLE İLGİLİ İSTİHBARATI ABARTTI” 

Donald Trump yönetimindeki “şahin” bir grubun, “İran’ın bölgedeki bazı Amerikan birliklerine hücum hazırlığında olduğu” şeklindeki istihbaratı abartarak bölgeye tayyare gemisi taarruz grubu gönderilmesini sağladığı ileri sürüldü.

Amerikan Daily Beast havadis, bilgi, salık sitesinde yer saha ve adı açıklanmayan bazı üst düzey ABD’li yetkililere dayandırılan iddia, Amerikan kamuoyunda yankı buldu.

Haberde, Beyaz Saray Milli Emniyet Danışmanı John Bolton’ın başını çektiği Beyaz Saray’daki “şahin” bazı isimlerin, İran’la ilgili bir istihbaratı olduğundan daha aka bir tehdit olarak yorumlayıp bölgeye tayyare gemisi taarruz grubu gönderilmesinde mühim rol oynadıkları iddia edildi.

“İSTİHBARAT DOĞRU, REAKSİYON ABARTILI”

Daily Beast’e konuşan bir yetkili, laf konusu istihbaratın doğru olduğunu, ancak yönetimin bu istihbarata aşırı tepki vererek bölgeye tayyare gemisi gönderdiğini belirtti.

Bir öbür yetkili ise laf konusu istihbarata göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin, “Irak’taki İran’a bağlı güçlere Amerikan birliklerine yönelik hücum konusunda talimat verdiğinin” bildirildiğini söyledi.

Bu istihbaratın ele alındığı toplantıda verilecek karşılığın “büyütüldüğünü” kaydeden yetkili, “Buradaki risk, yanlış hesap yapıp tansiyonu artıran düşük seviyeli (İran adına devinim eden) bir ‘proxy’ birimidir. Tehdit, betimlendiği kadar yakın olmasa da biz bu reaksiyonumuzla istihbarata bir mesaj gönderiyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Haberde, pazar günü Beyaz Saray’da yapılan milli emniyet toplantısına katılan bazı isimlerin İran’a fazla kuvvetli bir mesaj gönderilmesini savundukları, bunun sonucunda da tayyare gemisi taarruz grubunun gönderilmesi kararının çıktığı iddia edildi.

BOLTON DUYURUYU YAPMIŞTI

Beyaz Saray Milli Emniyet Danışmanı Bolton, pazar günü yaptığı izah ile USS Abraham Lincoln Tayyare Gemisi Vazife grubunun bir bombardıman vazife gücü ile beraber Körfez’e yönlendirildiğini bildirmişti. Bolton, bu sevkiyatı İran yönetimine “net ve kati bir mesaj” olarak nitelemişti.

Amerikan medyasında yer saha bazı haberlerde İsrail istihbaratının ABD’ye İran’ın bölgedeki Amerikan askerlerine yönelik hücum hazırlığında olduğu bilgisini ulaştırması üzerine Washington’un laf konusu kararı aldığı iddia edilmişti.

DUNFORD’DAN İDLİB AÇIKLAMASI 

Öte yandan, Trump’ın Esad rejimine İdlib’e saldırmaması çağrısında bulunduğunu hatırlatan Cenup Carolina Senatörü Cumhuriyetçi Lindsey Graham’ın, bu çağrının halen ABD politikası olup olmadığına yönelik sorusuna Dunford, “Bu halen bizim politikamız.” yanıtını verdi.

Dunfor, İdlib’de askeri hareketliliğin son günlerde arttığına dikkati çekerek, “Bakan Pompeo (ABD Dışişleri Bakanı), son 7 günde Bakan Lavrov (Rusya Dışişleri Bakanı) ile iki kez görüştü ve bu mevzu, bahis da (İdlib’e saldırılmaması) onun mesajlarının bir parçası idi.” dedi.

Graham, önceki gün Twitter’dan İdlib ile ilgili yaptığı açıklamasında “Başkan Donald Trump ve dünya Esad rejiminin İdlib’e yeni saldırısına karşı ses çıkartmalı. Katliam başlıyor, mülteci akını da bunu takip edecek. Dünyanın Şam’a karşı ayağa kalkma zamanı geldi. İdlib’i koruyun.” ifadesini kullanmıştı.

İDLİB’DE NE OLUYOR?

Esad rejimi askerleri ve İran destekli terörist gruplardan oluşan rejim güçleri, “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi”nin cenup kısmındaki Kefrenbude ilçesine ve Taş Tepesi bölgesine operasyon düzenliyor.

Bölgenin cenup kısmında ilerlemeye çalışan rejim güçleri ile Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) arasında ilçe etrafında şiddetli çatışmalar yaşanıyor.

Karadan ilerlemeye çalışan rejim güçlerine havadan Rus harp uçakları da destek veriyor.

ÖSO’nun saldırıya mukavemet göstermesi üzerine ilçenin garp kısmına giren rejim güçleri art çekilmek zorunda kalmıştı.

Esad rejimi, Hama’nın şimal kırsalındaki El Çenabire köyünü ve stratejik Osman Tepesi’ni de dün ele geçirmişti.

Rusya destekli rejim saldırılarında sivil kayıplarının sayısının 100’ü geçtiği belirtiliyor.

Türkiye, Rusya ve İran, 4-5 Mayıs 2017’deki Astana toplantısında, İdlib ve çevresini “Gerginliği Azaltma Bölgesi” duyuru etmişti.

Türkiye ve Rusya, rejim güçlerinin, bu kapsamda başlatılan ateşkes sürecini ihlal eden saldırıları nedeniyle laf konusu bölge için ek bir mutabakata varmıştı.

Rejim, destekçilerinin yardımıyla 17 Eylül 2018’de Soçi’de imzalanan mutabakata karşın saldırılarına devam ediyor.

Astana anlaşmaları çerçevesinde, Rusya ve İran’ın da bölgedeki ateşkesi koruma yükümlülüğü bulunuyor.

Hakkında admin

Check Also

Trump’ın skandal kararında ‘bomba’ çıktı!

Amerikan New York Times gazetesinin haberine göre, Trump yönetimi,  Kongreye bu hafta Suudi Arabistan ve …

Bir cevap yazın